Sıkça Sorulan Sorular

TAMEK Salça ürünlerinde tuz var mıdır?
Domates Salçası'nda tuz yoktur, biber salçası ürünümüzde ise %2 oranda tuz bulunur.
TAMEK Biber Salçası'nın içinde neden biber parçacıkları yoktur?
Türk Standartları Enstitüsü'ne (TSE) göre biber salçasının içerisine, kabuk, çekirdek, lif gibi maddeler konulamaz ve üretim sırasında ayrılmalıdır. TSE'ye göre biber salçası içerisinde bulunabilecek biberin gözle görülebilen kendi kabuk ve çekirdeği ve lifleri yabancı madde olarak tanımlanmıştır, ve ürünün içerisinde bulunmasına izin verilmez.
TAMEK Domates Suyu'nda tuz var mıdır?
Domates Suyu'nda tuz bulunur.
TAMEK Kış Reçeli neden acıdır?
Kış Reçeli portakal, greyfurt ve turunçtan üretilmektedir. Özellikle greyfurt acı bir meyvedir. Turunçgillerden üretilen bu tip reçellerde acı tat, talep edilen bir özelliktir.
TAMEK ürünlerinde gluten var mıdır?
Ürünlerimizin büyük bir kısmında gluten bulunmamaktadır.
TAMEK Domates Suyu, kapağı açıldıktan sonra kaç gün içerisinde tüketilmelidir?
Meyve suyu ürünlerimizin kapağı açıldıktan sonra serin yerde saklanmasını ve 2 gün içerisinde tüketilmesini öneriyoruz.
TAMEK Domates Suyu ile çorba yapılabilir mi?
Evet, içerisine bir miktar süt koyarak kremalı domates çorbası yapabilirsiniz.
TAMEK Çocuk Ürünleri'ni kaç yaşında çocuklar tüketebilir?
Her yaş grubu tüketebilir.
Ürünlerinizi hamile bayanlar tüketebilir mi?
Evet tüketebilirler.
TAMEK Diyabetik Ürünler'i kimler tüketebilir?
Diyabetik Ürünlerimizi diyabet/şeker hastaları, diyet yapanlar ve her yaş grubu insanlar tüketebilir. Diyabet/şeker hastaları, tüketim miktarlarını doktorlarına danışmalıdırlar.
TAMEK ürünleri kaç kaloridir?
Ürünlerimizin kalori ve besin değerleri kendi aralarında farklılık göstermektedir. Her bir ürün üzerinde yer alan enerji ve besin öğeleri tablolarından gerekli bilgiler alınabilir.
TAMEK ürünlerinde ne tür tuz kullanılmaktadır?
Gıda sanayi tuzu kullanılmaktadır. Gıda sanayi tuzunun yemeklik tuzdan tek farkı iyotlu olma zorunluluğunun bulunmamasıdır.
TAMEK Reçel üzerinde yazan, "100 gr. 45 gr. meyve ile hazırlanmıştır, toplam şeker miktarı 68 gr. 100 gr.'da" ne demektir?
1"00 gr.'da 45 gr." meyve oranı toplam şeker miktarı "68 gr. 100 gr."da ifadesi ise reçelin kuru madde miktarıdır.
TAMEK Hazır Yemek Ürünleri'ni tüketmeden önce ısıtmak mı gerekir?
Hazır Yemek Ürünleri servise hazır yemeklerdir, açıldığı gibi tüketilebilir.
TAMEK Garnitür'ü yemeğe eklemeden önce pişirmeli miyiz?
TAMEK Garnitür ürünleri haşlanmış ürünlerdir. Yemeğe eklemeden önce isteğe bağlı olarak yağda kavrulup daha sonra yemeğe eklenebilir ya da ambalajı açıldığı gibi mayonez ve turşu ile karıştırılıp salata yapılabilir.
TAMEK Mısır ürününü açtığımız gibi tüketebilir miyiz?
Evet, ambalajı açıldığı gibi tüketilebilir kıvamdadır.
TAMEK Mısır ürününü kullandıktan sonra ambalajında kalan miktar nasıl muhafaza edilmelidir?
Ağzı kapalı bir şekilde buzdolabında 1-3 gün içerisinde tüketilmek üzere saklayabilirsiniz.
TAMEK Haşlanmış Ürünler'i nasıl kullanılmalıdır?
Haşlanmış Ürünler, normalde 1 gece öncesinden suya yatırılmış ve daha sonra haşlama işlemi yapılmış ürünlerin kıvamındadır. Böylece hem zamandan hem de paradan tasarruf edebilirsiniz. Haşlanmış Ürünler'in suyunu süzüp yemeğinizi yapmak için tencereye koyduğunuz malzemelere eklemeniz ve 5 dk. pişirmeniz yeterli olacakır.
TAMEK Bamya, TAMEK Bezelye, TAMEK Taze Fasulye ve TAMEK Türlü ürünleri pişmiş ürünler midir?
TAMEK Sebze Konservesi ürünleri gördükleri işlemler sonucunda hemen hemen %70 pişmiş ürünlerdir. Sebze Konservesi ürünlerinin sularını süzüp yemeğinizi yapmak için tencereye koyduğunuz malzemelere eklemeniz ve 5dk. pişirmeniz yeterli olacakır.
Salça ürünlerini nasıl muhafaza etmeliyim?
Salça ürününü üzerine sıvı yağ dökerek, buzdolabında muhafaza edebilirsiniz. Sıvı yağ ürünün hava ile iletişimini kesmekte ve bu sayede katkısız ürünümüz daha uzun süre saklanabilmektedir.
Brix ne demektir?
Brix suda çözünen kuru madde miktarıdır. Örnek olarak domates salçası, kuru madde içeriğine göre 3 çeşittir.

1- Püre Tipi Salça: Domates suyunun suda çözünen tuzsuz kuru madde miktarının %11-26 arasına kadar konsantre edilmesi ile elde edilen bir mamuldür.

2- Duble Konsantre Salça: Suda çözünebilen tuzsuz kuru madde miktarının %28-30 arasına kadar konsantre edilmesi ile elde edilen bir mamuldür.

3-Triple Konsantre Salça: Suda çözünebilen tuzsuz kuru madde miktarının %36-40 arasına kadar konsantre edilmesi ile elde edilen bir mamuldür.

Ülkemizde duble konsantre salça tüketimi yaygın olup, ürünün kuru madde içeriği yükseldikçe yemeklerde kullanım oranı azalmaktadır. Bu nedenle tüketicilerin salça gibi ürünleri satın alırken aynı tipteki salçalar arasında fiyat karşılaştırması yapmasını tavsiye ederiz.
‘Katkısız' ibaresi ne demektir ve neleri kapsar?
‘Katkısız' ibaresi, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ve Tebliğleri'ne göre kullanılmasına izin verildiği halde koruyucu, renklendirici, tatlandırıcı v.b. ilave edilmeden üretilen ürünlerde bulunabilir.
Salamura suyu yemeklerde kullanılabilir mi?
Salamura suyunun yemeklerde kullanılması sakıncalı değildir.
Salamura suyunun içerisinde neler vardır?
Ürün içerisinde bulunan salamura suyu ürün tipine bağlı olarak tuz, sirke, sitrik asit, şeker v.b. katkılar içerebilir. Ürün ambalajı üzerinde yer alan etiket bilgilerinde içindekiler kısmından içeriği hakkında bilgi edinilebilir.
Bazı gıda ürünleri ambalajları üzerinde "Domuz yağı kullanılmamıştır." yazmıyor, bunun nedeni nedir?
Zaman zaman domuz yağı kullanıldığı yönünde basında ve çeşitli mecralarda haberler çıkabildiği için, üreticiler bu tip ifadeler kullanmaktadırlar.
Ürün fiyatları neden her markette farklı?
Ürünlerimizi bayiler aracılığı ile market raflarına koymaktayız. Tüm bayilerimize aynı fiyat politikasını uygulamaktayız. Bayilerden market raflarına geçerken ise bayilerin fiyat politikaları uygulanmaktadır. Bu yüzden farklı marketlerde çok büyük farklar olmasa da fiyat farklılıkları olabilmektedir.
Sitrik asit nedir?
Sitrik asit, asitlik düzenleyicidir. Sitrik asit başta narenciyeler olmak üzere birçok meyvede yüksek miktarlarda bulunan bir organik asittir ve insanlarda da günde gramlarca üretilir. Sitrik asit meyve suları ve meşrubatlar başta olmak üzere çok sayıda gıda türünde gıda katkısı olarak kullanılmaktadır.
Katkısız ürün ne demektir?
Türk Gıda Kodeksi'ne göre ürün formülasyonunda kullanımı serbest olan katkı maddeleri bulunur. Ancak bazı ürünlerde hiçbir katkı kullanılmaz. Bu durumda, ürüne “katkısız” ibaresi koyulabilir. Örneğin sitrik asit bir katkı maddesidir ve firmamızda bunun yerine limon suyu konsantresi kullanılır.
Nektar ile %100 Meyve Suyu arasındaki fark nedir?
Meyve türevli içecekler, içerdikleri meyve oranına göre dört ana kategoriye ayrılır. Bunlar meyveye yakınlık sıralarına göre:

  • Meyve Suyu
  • Meyve Nektarı
  • Meyveli İçecek
  • Aromalı İçecek

    Meyve suyu, tümüyle meyveden oluşan bir içecektir. Türk Gıda Kodeksi'ne göre meyve oranı %100'dür.

    Ancak her meyve %100 meyve suyu işlemeye uygun değildir. Portakal, elma, nar, armut vb. meyveler doğrudan ya da tek başına %100 meyve suyu işlemeye uygunken, bazı meyve türleri doğal yapılarından dolayı, tek başına %100 meyve suyu olarak üretilmeye ve tüketilmeye uygun değildir. Örneğin kayısı ve şeftali kıvamı koyu olduğundan, vişne ve limon tadı çok ekşi olduğundan meyve suyu olarak tüketilmezler. Bunlar belirli miktar su ile seyreltilir ve su ile bozulan tat dengesinin şeker vb. maddelerle yeniden kurulur. İşte bu grup, meyve nektarıdır.

    Nektarlara eklenmesine izin verilen şekerin maksimum miktarı ve minimum meyve oranları, yasal olarak Türk Gıda Kodeksi'nde belirlenir. Bunların meyve oranı meyvesine göre değişiklik gösterse de, %25 ile %99 arasında bulunur. Örneğin bu oran; limon nektarında bu oran %25, vişne nektarında %35, kayısı nektarında %40, şeftali nektarında ise %50'dir. Bunların belirli oranda karışımı ile %100 çoklu meyve suyu da elde edilebilir.
  • Meyveli içecek nedir?
    Meyveli içeceklerde meyve oranı en az %10'dur. Bu ürünlerin meyve oranları genellikle %10 ile %25 arasında değişse de, yeni ürün formülasyonları ile daha yüksek meyve içerikli olanları da pazara sunuluyor. Bunların meyve suyu ya da meyve nektarı olarak adlandırılması veya tanıtılması yanlıştır. Bu tür içecekler, meyveli içeceklerdir.
    İçerik bölümünde meyve oranları var. Bu oranlar neye göre belirleniyor?
    İçeceklerin etiketinde yer alan meyve oranları, o içeceğin % kaçının meyveden geldiğini ifade ediyor.
    Neden %100 Vişne Suyu, Şeftali veya Kayısı Suyu yok?
    Bu meyve türleri doğal yapılarından dolayı, tek başına %100 meyve suyu olarak üretilmez ve tüketilmezler. Kayısı ve şeftali kıvamı koyu olduğundan, vişne ise tadı çok ekşi olduğundan %100 tüketime uygun değildir. Bu nedenle belirli miktar su ile seyreltilerek ve su ile bozulan tat dengesinin şeker vb. maddelerle yeniden kurularak meyve nektarı olarak pazarlanır. Meyve oranları ise vişne nektarında %35, kayısı nektarında %40, şeftali nektarında %50'dir.
    Meyve suyu paketlendikten sonra raf ömrü ne kadardır? Çeşitler arasında bu süre farklılık gösterir mi?
    Meyve suları, normal koşullarda ambalajlandıktan sonra en az 12 ay kalitesini korur. Bu süreye raf ömrü denilmektedir.

    Ancak raf ömrünün bitmesi demek, meyve suyunun bozulmuş olması anlamına gelmez. Raf ömrü biten ürünlerin rengi, tadı veya kokusu tüketici tarafından beğenilmiyor demektir. Bu süre içinde, bütün meyve suları çeşitleri özelliklerinden ve kalitesinden hiçbir şey kaybetmez. Bu nedenle meyve sularının raf ömrü AB'de olduğu gibi ülkemizde de 12 ay olarak benimsenir. Bu amaçla dolum tarihinden sonraki 12. ay, meyve sularının ambalajında son tüketim tarihi veya SKT kısaltması ile belirtilir. Eğer meyve suları 10 TEMMUZ 2008 tarihinde ambalajlanmışsa, son tüketim tarihi, “SKT: 10.07.09” olarak yazılır.
    Ürünlerin üzerinde yazan tarih bilgileri neyi ifade etmektedir? Yasal dayanağı nedir?
    Ürünlerin üzerinde yer alan tarih bilgileri meyve sularının son kullanma tarihini ifade etmektedir. Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Tebliği'ne göre meyve suları dahil bütün gıdaların etiketlerinin üzerinde son kullanma tarihlerinin yazılması mecburidir.
    Ürünlerin ambalajlarının çevreye zarar vermeyecek şekilde tekrar değerlendirmesi ve geri kazanımı nasıl sağlanıyor?
    Meyve suları ambalajlanmasında karton kutu, cam şişe veya metal kutu kullanılmaktadır. Bu ambalaj malzemelerinin hepsi tekrar değerlendirilmekte ve geri kazanılmaktadır. Zaten Çevre ve Orman Bakanlığı'nca 14.03.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve 26.06.2007 tarihinde Ambalaj Atıkları Yönetmeliği adını alan yönetmelik gereğince geri toplama ve geri kazanım mecburidir. Bütün bu ambalaj atıkları lisanslı geri dönüşüm kuruluşlarınca toplanmaktadır.
    Meyve sularının büyük çoğunluğunun üzerinde sadece son kullanma tarihi oluyor, üretim tarihi bulunmuyor. Neden?
    Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Tebliği'ne göre meyve suları dahil bütün gıdaların etiketlerinin üzerinde son kullanma tarihlerinin yazılması mecburi, üretim tarihlerinin yazılması ise ihtiyaridir. Firmaların tercihlerine göre üretim tarihleri yazılabilir, ancak mecburi değildir.
    %100 meyve suyu, evde yapılınca püre gibi olmasına rağmen, neden bu kadar sulu oluyor?
    Fabrikasyon olarak meyve suyu işlenirken sıkma işlemi, meyvesine göre farklı aygıtlarla yapılmaktadır. Örneğin; vişne, elma, nar “meyve presi” ile; portakal, limon vb. döner başlıklı “sitrus presi” ile sıkılarak suyu alınır. Şeftali, kayısı vb. ise palper denilen kademeli elek sisteminden geçirilerek meyve püresi veya pulpu elde edilir. Elekten geçmeyen kabuk vb. ise posa olarak atılır. Sıkılan vişne, elma, nar gibi meyvelerin suyu genellikle durultulur. Durultma, meyve suyunda bulanıklığa yol açan parçacıkların uzaklaştırılmasıdır. Bu amaçla meyve suyu önce 90-95 santigrada ısıtılmakta ve 45-50 veya 20-25 santigrada soğutularak tortunun ayrılması için bekletilmektedir. Tortu oluşması ve çökelmesi, jelatin ve bentonit gibi yardımcı maddelerle hızlandırılabilmektedir. Tortunun ayrılmasından arta kalan kısım ayrıca filtreden geçirilerek berrak meyve suyu elde edilmektedir.
    Türkiye'de en çok hangi meyve suyu tüketiliyor?
    Türkiye'de en çok şeftali nektarı tüketiliyor. Daha sonra ise vişne ve kayısı nektarı geliyor. %100 meyve sularında ise en çok tercih edilen karışık/çoklu ürünlerdir ve bunu sırası ile elma ve nar suyu izliyor.
    Türkiye'de ne kadar meyve suyu tüketiliyor?
    Türkiye'de 1970'li yıların başında kişi başına meyve suyu 0,4 litre tüketilirken, 2000 yılında bu rakam 4,4 litreye, 2005 yılında 7,1 litreye, 2006 yılında 8,07 litreye, 2007 yılında ise 11 litreye ulaşmıştır. Bunda tüketicilerin bilinçlenerek sağlıklı beslenmeye önem vermeleri ile meyve suyu tüketimini artırmaları en büyük rolü oynamıştır.
    Aynı meyvenin suyu farklı markalarda niye tat farkı gösteriyor?
    Farklı markların kullanıkları meyvelerin yörelerine göre, meyve sularının tatları da farklılık gösteriyor.
    Etiketteki hangi bilgiler daha önemlidir?
    Meyve suyu etiketinde çok sayıda bilgi yer alır: Üretici firma, içerdikleri, parti numarası, net miktarı, son tüketim tarihi vb.

    Bu bilgilerin dışında üretim izni, raf ömrü ve meyve oranı da etikette bulunur ve aslında bu bilgiler gıdanın yasallığı, güvenliği ve gerçekliği açısından daha önemlidir.

    Bu bilgilerin yer almadığı meyve suyu, ambalajlı da olsa satın alınmamalı veya iade edilmelidir.
    Meyve suyu ürünü açıldıktan sonra 10 gün içerisinde tüketilirse ne olur?
    Serin yerde saklanmış meyve suyu, önerilenden daha uzun süre muhafaza edilir ve tüketilirse içerisindeki vitaminleri ve besinleri kaybeder. Sağlık açısından zararı olmaz.
    Meyve suyu ürünlerinin üzerinde “Alkolsüz ürünler tebliğine uygundur.” yazmıyorsa, içerisinde alkol var mıdır?
    Nektar ve %100 Meyve Suları için Türk Gıda Kodeksi'nin belirlediği “Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği'ne uygundur.” yazısı tüm Tamek Nektar ve TAMEK %100 Meyve Suyu ürünlerinin üzerinde belirtilmiştir.

    Bunların dışında kalan TAMEK Meyveli İçecekler için yine Türk Gıda Kodeksi'nin belirlediği “Alkolsüz İçecekler Tebliği'ne uygundur.” bilgisi ambalajlar üzerinde belirtilmiştir.

    Alkolsüz İçecekler Tebliği'ne aromalı içecekler de dahildir fakat TAMEK, sağlığa yararlı olmadığını düşündüğü için, aromalı içecek üretmemektedir.
    Meyve suyu ürünlerinin içerisinde, ilk defa açılmış olduğunu gösteren folyo yok mudur?
    Meyve suyu ürünlerinin kapaklarının altında ürünün havayla temasını kesecek alüminyum folyo bulunur. Kapak açıldığında koruyucu alüminyum folyo da otomatik olarak açılır.
    Meyve suyu kapaklarının altında bulunan folyo kapağı çevirdikten sonra ürünün içerisine mi düşüyor?
    Koruyucu alüminyum folyo, kapak ile birlikte otomatik olarak açılır ve kapak kenarının iç kesiminde durur. Ürün içerisine düşmez.
    Meyve suyu ürünlerinin içerisinde aroma var mıdır?
    Meyve suyu ürünlerinin içerisinde meyvenin işlem sırasında kaybettiği kendi aroması (doğal aroma) bulunmaktadır.
    Meyve suyu ürünlerinin üzerinde İngilizce olan kısımda yazan “e” ne anlama geliyor?
    Bu sembol ürünün net miktarının denetimi için geliştirilmiş bir sistemi gösteriyor. Ürünün Avrupa Birliği ülkeleri içerisindeki satışı için gereklidir. Üretim esnasında bir parti ürün için, o ürünlerin ortalama net ağırlık veya hacminin, o ürünlerin ambalajları üzerinde yazan ağırlık veya hacimden az olamayacağı anlamına gelir.

    Ambalaj üzerinde belirtilen miktar, örneğin 100 gram ise her bir ambalaj için 100 gram olmalıdır. Üretici, yetkililerce “e” sembolü kullanma izni verildikten sonra, ambalajlar ortalama ağırlığı net 100 gram olacak şekilde doldurulur.
    Korucuyu katkı maddesi içermez ne anlama geliyor?
    Gıda kodeksine göre ürün formülasyonunda kullanımı serbest olan koruyucu maddeler kullanılmıyorsa , ürünün etiketlerinde “Hiçbir koruyucu katkı madde içermez.” ibaresini kullanabilir.
    Meyvelerden nasıl konsantre üretiliyor?
    Konsantreler, meyveler sıkıldıktan sonra elde edilen meyve suyu veya pürelerden suyun buharlaştırılarak belirli oranlarda uzaklaştırılmasıyla elde edilir. Bu esnada, besin değeri olabildiğince korunmaya çalışılır. Suyun buharlaşması, evaporatör denilen aygıtlarda düşük basınçta ve düşük sıcaklıkta gerçekleştiği için kalite maksimum düzeyde korunur.
    %100 Meyve Suyu içerik bilgilerinde "su" eklendiği belirtiliyor. %100 olarak neden adlandırılıyor?

    Meyvelerin üretim ve hasat zamanı farklı olduğu için, her mevsim tüm meyveleri bulmak mümkün olmaz. Bazı dönemlerde, tüketicilerin talepleri çerçevesinde meyve konsantresi üretilir. Meyve suyu konsantresi elde edilirken fiziksel yollar ile ayrılan miktarda, meyve suyunun kalitesini etkilemeyecek şekilde, özellikle duyusal, mikrobiyolojik ve kimyasal bakımdan uygun özelliklerde ve "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğe" uygun su eklenir. Üretim sırasında meyvenin doğal özellikleri olabildiğince korunarak meyve suyuna yansıtılmasına özen gösterilir.

    Şeftali bir yaz meyvesi olsa da, hem yazın hem de kışın nasıl üretilebiliyor? Nasıl taze tutuluyor?

    Yazın şeftaliden elde edilen meyve püresi bütün yıl boyu doğallığı korunarak, suyu uçurularak meyve püresi konsantresine işlenir ve aseptik (sağlığa zararlı mikroorganizmalardan arındırılmış) olarak dolum yapılır ve soğukta muhafaza edilir. Kışın şeftali püresi konsantresinden şeftali nektarı elde edilirken, ne kadar su uçuruldu ise o kadar su ilave edilir. Bu esnada şeftalinin doğal özellikleri en iyi şekilde korunur ve nektara yansıtılmasına özen gösterilir. Şeftali püre konsantresi 95-105 °C'da 30-60 saniye ısıl işlemden sonra çok katmanlı aseptik torbalarda ambalajlanmakta ve ambalajlar varile yerleştirilir. Daha sonra şeftali konsantresi normal sıcaklıkta depolanır.

    Katkı maddesi kullanılıyor mu? Ürünlerde katkı maddesi yok ise nasıl bozulmadan bekleyebiliyorlar?
    Dünya ve Türk Gıda Kodeksi'ne göre meyve sularına hangi katkı, tatlandırıcı ve renklendirici maddelerinin katılabileceği belirlenmiştir. Ancak Türkiye'de, 80'li yıllardan bu yana meyve suyu ve türevlerine Gıda Kodeksi'ne göre koruyucu madde katılmasına izin verilmemektedir. Uygulanan koruma teknolojisi koruyucu kullanılmasını gerektirmez. Koruyucu maddenin varlığı, laboratuvarda fermantasyon testi ile saptanır.

    Uzun bir raf ömrü için öncelikle meyve sularında bozulmaya yol açan mikroorganizmaların öldürülmesi ve daha sonra da mikroorganizma bulaşmayacak şekilde ambalajlanması gereklidir. Mikroorganizmaların ölmesi için meyve suyu 95-99 °C'da 30-60 saniye tutulur ve meyve suları hemen 20 santigrada soğutulmakta ve aseptik bir bölmede steril ambalaja dolarve aynı anda kapanır.

    Eğer ambalaj cam şişe veya metal kutu ise sıcak dolum uygulanır. Pastörize edilen meyve suları doğrudan ambalaja dolar ve kapatıldıktan sonra bir duşlu tünelde su ile soğutulur. Meyve sularının muhafazası için koruyucu kimyasal madde kullanılması yasaktır. Ambalaj açılmadıkça koruma etkisi sürer. Ürünler koruyucu içerirlerse, ambalaj açıldıktan sonra da bozulmazlar.
    Ürünlerde kanserojen madde kullanılıyor mu?
    Meyve sularında kullanılan hiçbir madde kanserojen değildir. Maalesef, meyve sularına asit düzenleyici olarak katılan ve E330 olarak adlandırılan sitrik asit tehlikeli ve kanserojen olarak tanımlanıyor. Ancak sitrik asit çoğu meyvede, özellikle de portakal ve limon gibi narenciye meyvelerinde doğal olarak bulunan diğer adı limon asidi olan bir asittir. Toksikolojik araştırmalar ise sitrik asidin zararlı olmadığını gösteriyor. Bu nedenle, yalnız Türkiye'de değil, ABD ve AB ülkelerinde de asit düzenleyici olarak kullanılmasına izin veriliyor.

    Gıda katkı maddelerinin her birinin kullanımına uzun araştırmalar sonucunda uluslararası kuruluşların düzenlemelerine göre izin verilmektedir. Birleşmiş Milletler WHO (Dünya Sağlık Organizasyonu) ve FAO (Dünya Gıda Tarım Organizasyonu)' nun ortak organizasyonu "Codex Alimentarius" Komisyonu dünya ticareti için harmonize bir "Gıda katkı Maddeleri Genel Standardı" hazırlamıştır. Hazırlanan bu standarda WHO ve FAO tarafından oluşturulan gıda katkı maddelerinden sorumlu ortak uzmanlar komitesi JECFA (Joint FAO/WHO expert committee on food additives), dünyada gıda katkı maddelerinin toksikolojik çalışmaların düzenlenmesini, yürütülmesini ve sonuçlarının değerlendirilmesini yapan tek kuruluştur.

    Yalnızca bu kuruluş tarafından değerlendirilen katkı maddelerinin ticaretine izin verilir. Bu uzmanlar komitesi her bir gıda katkı maddesinin, kullanımları için teknolojik bir gereklilik var ise, tüketilmeleri durumunda tüketici sağlığı için hiçbir risk oluşturmuyorsa izin verir ve hiçbir sağlık riski oluşturmadan insanların ömür boyu günlük olarak alabileceği miktarları tespit eder. Bu tespitler gıda katkı maddelerinin toksikolojik ve karsınojenik araştırmaları sonucunda yapılmaktadır. Aynı zamanda izin verilen gıda katkı maddesinin uluslararası geçerliliği olan bir analiz metodunun olmasını ve katıldığı gıda maddesinin ambalaj üzerinde belirtilmesini şart koşmaktadır.

    Ülkemizde gıda katkı maddelerinin kullanımı, 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmündeki Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü hakkında Kanun ve 16 Kasım 1997 tarih ve 23172 sayılı Resmi Gazetede Türk Gıda Kodeksi Yönetmenliği'ne uygun olarak yapılmaktadır. Mevcut gıda katkı maddeleri mevzuatı birebir AB mevzuatına uygun olarak hazırlanmış ve AB'deki değişikliklere göre anında güncellenmektedir. Ayrıca JECFA'nın çalışmaları izlenmekte ve dikkate alınmaktadır. Çünkü Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tüm dünya ülkeleri tarafından benimsenen ve imzalanan anlaşma gereği, her ülke kendi ulusal mevzuatını hazırlarken Codex Alimentarius dokümanlarını referans almak mecburiyetindedir.

    Yukarıda ifade ettiğimiz gibi gıda katkı maddeleri ile ilgili kararı JECFA vermektedir. Bütün ülkeler JECFA'nın verdiği karara göre mevzuatını düzenlemek mecburiyetindedir. Aksi halde DTÖ'ye ticari engelleme yapmaktan şikayet edilirler ve mahkum olurlar.

    Katkı maddelerinin güvenliği, gıdalarda maksimum kullanım dozajları ve izin verilen özel gıdalar ile ilgili mevzuatlar, pek çok bilimsel çalışma sonucunda belirlenmiştir. Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) üyesi, kayıtlı endüstriyel üretim gerçekleştiren firmalarımız üretimlerinde gıda katkı maddelerini, bilimsel gelişmeleri göz önünde bulunduran JECFA, WHO, FDA ve EFSA (Avrupa Gıda Standartları Birliği)'nın tavsiyelerine göre eklemektedir. Üstelik sanayicilerimiz, katkı maddelerini izin verilen maksimum dozajların altında kullanmaktadırlar.

    Katkıların zararlılık durumu bilimsel araştırmalarla belirlenir. Zararsızlık dozu belirlenen ve güvenli kullanım koşulları gıda katkı maddelerini tanımlamak için Avrupa Birliği'nin EC simgesi olarak E harfi ve üç rakamlı sayıdan oluşan kodlar verilmektedir. Tükettiğimiz meyve suları ambalajında, gıda katkı maddelerinin E harfi ile belirtilmesi, Avrupa ülkelerinin gıda katkı maddelerinin, İngilizce'de Avrupa anlamına gelen “Europe” kelimesinin baş harfini alarak yaptıkları bir endeksleme sistemidir ve bu durum Avrupa ülkelerinin katkı maddelerinin gıdalarda kullanımına izin verildiğinin göstergesidir. E kodu uluslararası bir simge olarak etiketlerde gıda maddelerindeki katkı maddelerinin tüketici tarafından bilinmesi amacıyla kullanılmaktadır. Bu kodlar AB tarafından her katkı maddesi için belirlenir. Meyve sularında asit düzenleyici olarak kullanılan E 330 da bu çerçevede sitrik aside verilen koddur.
    Ürünlerin Sağlık Bakanlığı onayı mevcut mudur?
    Gıda maddelerinin onayı 28 Haziran 1995 tarih ve 22327 sayılı resmi gazetede yayınlanan 560 sayılı GIDALARIN ÜRETİMİ, TÜKETİMİ ve DENETLENMESİNE DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME ile Sağlık Bakanlığı yerine Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından verilmektedir. Meyve suları da bu kapsamdadır. MEYED üyesi bütün meyve suyu üreticilerinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'ndan üretim izinleri vardır. Bu izini almadan derneğe üye olamazlar.
    Üretimde çürük meyve kullanıyor musunuz? Denetimi nasıl yapılıyor?
    Fabrikaya gelen tonlarca meyve arasında çürük bulunması da doğaldır. Bunun gibi ham olanı da vardır. Bu nedenle, meyvenin konsantreye dönüştürülmesinde başlıca basamaklarından birisi ayıklama işlemidir. Bu basamakta çalışan işçiye; “Yiyemeyeceğini ayır!” talimatı verilir. Ayrıca iki kademeli bir yıkama işlemi de uygulanır.

    Çürük ve küflü meyvenin rengi ve tadı meyve suyuna da yansımakta ve tüketici tarafından kolayca algılanmaktadır. Ayrıca gıda kontrol laboratuvarında patulin analizi ile kolayca saptanmaktadır. Meyve suyunda patulin miktarının litrede 50 mikrogramı aşması yasaktır. sHiçbir üretici bu riski göze alamaz.
    1 yaşına kadar olan bebekler meyve suyu tüketebilir mi?
    Meyve suları iyi bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Aynı zamanda bitkisel kaynaklı gıdalardaki demirin emilimini artırır. Ancak fazla miktarda tüketilmesi anne sütünün yerini almasına ve besin değeri yüksek diğer gıdalara karşı iştahsızlığa neden olabilmektedir. Sukroz ile birlikte tüketilmesi diş çürüklerine yol açabilir. Bu nedenle günde 250 ml'den fazla tüketilmesi önerilmemektedir.

    Bebeklere ara öğünlerden sonra verilmesi besinlerin biyo-yararlılığı açısından önemlidir. Öğünlerde 50-100 ml arasında kullanılması diğer besinlerin biyo-yararlığını artırır. Bebeklerde ilk başlanacak meyve suyu kışın elma, yazın ise şeftali suyudur. Turunçgillerin suyu bebeklerde gaza neden olabileceği düşüncesiyle 6.-9. aylardan sonra verilmesi uygundur.
    Şeker hastalarının tüketebileceği ürünler nelerdir ve tavsiye miktarlarınız nelerdir?
    Meyve suyu üretiminde meyve suyu kodeksine göre, şeker kullanılabilmekte ancak kullanılacak şeker asitliliği düzenlemek için kullanılırsa 1 litreye en çok 15 gram, tatlandırıcı olarak ise azami 150 gram kullanılabilir.

    Meyve nektarına şeker, fruktoz şurubu, meyve türevli şekerler ve bal eklenebilir. Ancak ilave edilen şeker ve/veya bal meyve suyu kodeksine göre son ürünün toplam ağırlığının %20'sinden fazla olamaz. Konsantreden üretilen meyve suyuna şeker ve fruktoz şurubu da eklenebilir.

    Öte yandan sadece meyve suyu ve nektarlarında şeker yerine, tamamen veya kısmen uygun tatlandırıcılar kullanılarak diyabetik ürünler de üretilebilmektedir. Şeker hastaları durumlarına uygun meyve sularını ve nektarlarını tüketebilirler. Ancak yine de şeker hastalarının doktorlarına danışmalarında fayda vardır.
    Ürünleri açtıktan sonra neden 2 gün içerisinde tüketmeliyim?
    Ambalajlı meyve suyunun uzun ömürlü olmasını sağlayan, bozulmaya yol açan mikroorganizmaların ısı etkisi ile öldürülmesi ve sonradan mikroorganizma bulaşmasının ambalaj ile önlenmesidir. Koruyucu içermeyen doğal ve katkısız olan meyve suları, ambalajı açıldıktan sonra bozulmaktadır. Bozulma süresi buzdolabında daha yavaş (7-8 gün), açıkta ise daha hızlıdır (2-3gün). Meyve suları açıldıktan sonra ortamın havasının özelliklerine göre bozulmalar olabilmektedir.
    Meyve suyunun kapağı açıldıktan sonra oda sıcaklığında beklediğinde belirli bir zaman sonra küflenmesi doğal ve katkısız olduğunu mu gösterir? Küflenmiyorsa şüphelenmek doğru mudur?
    Meyve suyunun kapağı açıldıktan sonra oda sıcaklığında beklediğinde belirli bir zaman sonra küflenmesi doğaldır ve meyve suyunun katkısız olduğunu gösterir. Eğer meyve suları açıldıktan sonra küflenmiyorsa, katkı maddesi var demektir.
    Çölyak hastaları meyve suyu tüketebilir mi?
    Meyve suları glüten içermediği için çölyak hastaları güvenle tüketebilirler. Ancak yine de doktorlarına sormaları daha doğru olacaktır.
    Sitrik asit nedir? Bazı marka meyve sularında kullanılıyor, bazı markalarda kullanılmıyor, neden?
    Sitrik asit çoğu meyvede ve özellikle portakal ve limon gibi narenciye meyvelerinde doğal olarak bulunan diğer adı limon asidi olan bir asittir. Toksikolojik araştırmalar sitrik asidin zararlı olmadığını göstermektedir. Kullanıp kullanılmama tamamen firmaların tercihidir.
    Evde sıkılan meyve suyu ile hazır alınan meyve suyu arasında besin değeri farkı var mıdır?
    Evde sıkılan meyve suyu ile hazır meyve suları arasında besin değeri açısından çok az fark bulunmaktadır. Gerek meyve suyu elde edilirken uygulanan durultma, suyun buharlaştırılması veya mikropların öldürülmesi için uygulanan ısıl işlem sırasında meyve suyu veya pürenin sıcaklığa maruz kalma süresi ve zamanına bağlı olarak vitamin değerlerinde çok az bir kayıp olur. Diğer besin öğelerinde - enerjisinde, taşıdığı flanovidlerde ve minerallerinde - herhangi bir kayıp söz konusu değildir.
    Hangi meyve suyu daha yararlıdır?
    Bazı meyve sularının antioksidan kapasitesi diğerlerinden daha yüksektir. Vişne, üzüm ve nar suyu böyledir. Ancak her meyve suyunun antioksidan bileşiği ve etkisi de farklıdır. Bu nedenle bir meyve suyunu bir başka meyve suyuyla karşılaştırmak doğru değildir.

    Ayrıca meyve suları yalnız antioksidan değil vitamin, mineral vb. maddeler de içerir. Bunların dağılımı da meyve suyundan meyve suyuna farklıdır. Bu nedenle en sağlıklısı, her meyve suyundan içilmesidir.
    Bazı meyve suları daha mı yararlıdır?
    Bazı meyve sularının antioksidan kapasitesi diğerlerinden daha yüksektir. Vişne, üzüm ve nar suyu böyledir. Ancak her meyve suyunun antioksidan bileşiği ve etkisi de farklıdır.
    Neden ve ne kadar meyve suyu içilmelidir?
    Beslenme fizyolojisi açısından meyve suyunun tipik özellikleri; su miktarının yüksek olması, yeterli miktarda mineral (potasyum, magnezyum vb.), vitamin (A,C,E, folik asit vb.) ve antioksidan (polifenol, karoten, antosiyanin vb.) içermesi, şeker miktarının düşük olması ve enerjiye çabuk dönüşmesi; buna karşılık yağ içermemesidir. Bundan dolayı beslenme uzmanları, meyve suyu içmek için çok sayıda neden sıralamaktadır.

    Bunlardan bazıları:

  • Ölçülü kalori sağlamak
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek
  • Kanser ve kalp hastalıklarından korunmak
  • Kan basıncını dengede tutmak
  • Cildin düzgünlüğünü ve esnekliğini sağlamak
  • Sabah güne canlı ve zinde başlamak
  • Akşam yorgunluğu ve gerilimi atmak
  • Yaşlanmayı geciktirmek

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de, bu nedenle günde en az beş porsiyon meyve, sebze ve sularının tüketilmesini önermektedir ve bir porsiyon meyve ile bir porsiyon meyve suyu denk görülmektedir.
  • Meyve suyu obeziteye yol açıyor mu?
    Obeziteye yol açan etkenlerin başında fazla kalori alınması geliyor. Tatlı olduğu için meyve suyunun da fazla kalori içerdiği düşünülse de, bu kanı aslında doğru değildir. Meyve suyu ayrıca mineral ve antioksidan kaynağıdır.

    Meyve suyu, meyveden dönüşen bir içecek olduğuiçin, sağladığı kalori meyveninki kadardır ve ölçülüdür. 100 gram meyve, meyve suyu veya meyve nektarının sağladığı enerji 45-50 kcal arasındadır. Ayrıca tüketim düzeyi oldukça düşüktür. Kişi başına ortalama tüketim, yılda yalnızca 7 litre dolayındadır. AB ülkelerinde bu rakam 27 litredir.

    Ayrıca son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, meyve suyu tüketimi ile obezite arasında hiçbir ilişkinin olmadığını ortaya koymuştur. Hatta çocuklar ve gençler arasında yapılan bazı araştırmalar ile, meyve suyu tüketenlerin tüketmeyenlere göre obezite riskinin ve vücut kitle indeksinin daha düşük olduğu ispatlanmıştır.
    Meyve suyu diş çürüklüğü nedeni midir?
    Diş çürüklüğüne neden olan başlıca etken flor eksikliğidir. Diğer etken ise ağız ve diş hijyeni eksikliğidir.

    Son bilimsel araştırmalara göre, gıdaların diş çürüklüğüne etkisi oldukça kısıtlıdır. Eğer gıda sıvı ise bu etki daha da kısıtlıdır. Çünkü dişe sıvaşma olasılığı yoktur ve ağızda kalma süresi çok kısadır. Meyve suyu da bunlardan birisidir.
    Antioksidan nedir, meyve suyunda var mıdır?
    Antioksidan, organizmada serbest radikalleri tutuklayan bileşiklerin genel adıdır. Sindirim, gerilim, çevre gibi faktörlere bağlı olarak oluşan serbest radikaller hücreye ve DNA'ya zarar verir, bağışıklık sistemini zayıflatır, hastalanmayı kolaylaştırır ve yaşlanma sürecini hızlandırır.

    Bu zararlı etkileri ortadan kaldıran antioksidanların, sağlıklı yaşam için yeterli miktarda alınmaları önerilmektedir. Meyve, sebze ve bir meyve türevi olan meyve suyu doğal antioksidanca en zengin gıdalardır. Meyve suyuna kırmızı rengini ve buruk tadını veren bileşiklerin antioksidan etkisi oldukça yüksektir.
    TAMEK yabancı ortaklı bir firma mıdır?
    TAMEK Gıda %100 Türk sermayeli bir kuruluştur.
    Tamek Kurumsal